Biz Birini Gözetliyoruz:
Arka Pencere’de Röntgencilik

Melik Saraçoğlu | 29 Haziran 2008

null

Röntgencilik bir tür sapıklıksa ve bu yazının temelleri röntgencilik olgusu üzerine atılacaksa, doğrudan anakonuya girmek yanlış bir tercih olacak. Ben, dikizlemenin âdâbına uygun şekilde yavaş yavaş, tadını çıkara çıkara ilerlemek niyetindeyim.
Devam »

inceleme | 0 Yorum »


Antonioni’ye Veda *

Burak Acar | 1 Ocak 2008

http://www.rai.it/SITITG/Static/immagine/42/antonioni_michelangelo.jpg

Ne zaman film yapsam midemin derinliklerinde bir aksilik, yani film yaparak iyileştireceğim bir çeşit ur olur. Bu uru unutursam yalan söylerim.
Michelangelo Antonioni

Şüphesiz ki Cemal Süreya’dan bu dünyaya kalan en eşsiz dizelerdendir “keşke yalnız bunun için sevseydim seni”. Bambaşka bir bağlamda yazılmış bu söz öbeğinin sinema tarihinin en sevdiğim yönetmeninin ölüm haberini aldığımda sığınacağım ilk cümle olacağını nereden bilebilirdim. Büyük usta dünyadan göçeli beri onu neden bu kadar sevmiş olduğumu anlamaya çalışıyorum. Yaşadığımız bu korkunç riya ikliminde sevmek değilse de onu anlamaya çalışmak için bile sayısız neden var bana kalırsa. Devam »

deneme | 0 Yorum »


Metinlerarası Bir Rüya : A Ay *

Burak Acar | 1 Ocak 2008

http://www.hitbox.com.tr/urunresim/DVD-100467_resim.jpg

…hayatsa rüyalarından çalınan o büyük zaman
Edip Cansever

Bir düş gibi okunabilir A Ay. Kökü Türk Edebiyatı’nın toprağına dikili uzun ve sonu olmayan bir roman gibi okunabilir. Baştan sona ağrılar, heyecanlar, hezeyanlar ve rüyalar arasında devinen, efsanelerin, karmaşık imgelerin, hikâyelerin iç içe geçtiği metinlerarası bir masal gibi okunabilir. Bunları ben söylemiyorum. Yeşilçamın melodram geleneğini saymazsak, bir yanını hep gerçekçi veya toplumsal-gerçekçi anlatıma dayamış, düşlerden, imgelerden elini eteğini çekmiş Türk Sineması’nın Sevmek Zamanı ile birlikte en yenilikçi, en avangard filmi olan A Ay söylüyor. Devam »

deneme | 0 Yorum »


Atalarımızın Bayrakları:
Kahramanlığa dair şaşırtmacalar

Diğer | 4 Kasım 2007

null

23 Şubat 1945. İkinci Dünya Savaşı sürerken, Amerikan askeri Pasifik’te yer alan Iwo Jima Adası’na ayak bastıktan ve Japon savunmasını büyük ölçüde zayıflattıktan sonra, bir grup askere, tepeye ABD bayrağı dikmeleri emri veriliyor. Emri yerine getirmekte olan altı asker, Joe Rosenthal’ın girişimiyle bir fotoğraf karesinde ölümsüzleşiyor. Devam »

inceleme | 0 Yorum »


Bellekle Saklambaç

Selda Tan Özdemir | 13 Eylül 2007

Yaralı aklın, anılar edinmeye yasaklı, yaşamışlığını kayıt altında tutmaktan âcizlerin hikâyesi, varoluşun en dokunaklı ve marazi hâli olarak sıklıkla perdede boy gösterir. Hiçbirşeyin birbiriyle ilintilendirilemediği bir algıya mahkûm, yorum yapmaktan, dolayısıyla geçmişten ve geleceği biçimlendirmekten alıkonmuş akıllar, kimliksizlikle sarmalanıp sinemasal uzamın içine bırakılıverirler. İzleyenlerin meraklarını kamçılayan tam da budur; geçmişe yasaklı dimağların umutsuzca zaman tüketmelerinden doğagelen olaylar silsilesi… Devam »

serbest | 1 Yorum »


Voksne Mennesker

Burak Acar | 20 Nisan 2007

voksne mennesker

-Nedir yaşam?
-İnsanın yaşayamayacağı şey.

Ingeborg Bachmann

Kabul edelim. Hepimiz sevdik Noi’yi. Binlerce kilometre uzaklıktaki ve muhtemelen hiçbirimizin dünya gözüyle görmesi kısmet olmayacak, dünyanın unutulmuş bir köşesindeki o buzul hüznü. Devam »

deneme | 1 Yorum »


Boşanma, iflas, ölüm, intihar, güzellik ve Nietzsche

Serkan Mutlu | 18 Nisan 2007

Tenenbaum Ailesi (The Royal Tenenbaums) ile başlayan, Mürekkepbalığı ve Balina (The Squid and the Whale) ile devam eden ‘farklı’ aile dramaları konsepti, Little Miss Sunshine ile bir adım daha ileriye gidiyor. Bu filmleri seviyoruz, çünkü evvela her karakterinin huyuna suyuna ayrı ayrı eğilen, her birini belirli bir prototipin dışına çıkaran, onlara ruh kazandıran filmler bunlar. Hiçbirinde karakterlerin fazladan bir becerisi ya da onları gerçek hayattan ayıran pozitif bir özelliği olmuyor. Zaten bu yüzden bu filmleri ‘farklı’ addediyoruz ya: İzlediğimiz sahnelerdeki yaşananların ve insanların bizden herhangi bir farkı olmaması, onları ayrı kılıyor. Devam »

inceleme | 1 Yorum »


Uygarlığın Döndüremediği Tekerlek

Burak Acar | 17 Aralık 2006

sür sür arabanı, gez sokakları
neşeli, keyifli, tasasız çıkar hayatın tadını

Susam Sokağı

Uygarlık en başından beri lineer bir yolda ilerlemeyi seçti. Pozitivist anlayışla doğrusal olarak ileri doğru yapılan her hamle iyiye, güzele, doğruya denkti. İlerlemek, ileri gitmek, ileri sıçramak, ileri ülke… ‘İleri’ ve ileri doğru yapılan her hamle keşfedilmeyi, anlaşılmayı, kazanılmayı, sahiplenilmeyi bekleyen bilgiler, anlamlar, olanaklar, ihtimaller kalesine yapılan kuşatmalardı. ‘Geri’ ise hem sistematik hem de çağrışımsal olarak negatif, olumsuz, eksik ve kötücül anlamlara sahipti. Gerilemek, geri vitese takmak, geri zekalı… Yazı gibi, ateş gibi, uygarlığın temsilî ikonlarından biri olan “tekerlek”; insanları, insanlığı ileriye götürmesi için icat edilmişti insanoğlu tarafından. Devam »

inceleme | 0 Yorum »


Korkuyorum Anne

Burak Acar | 10 Aralık 2006

Dünya gözüyle
gördüğüm
bir insanım.
Sami Baydar

nullİlk ismi “İnsan Nedir” olarak konulan; ancak daha sonra hem söyleyiş hem de sağlayacağı şiirsel etki anlamında ruhuna daha uygun düşeceği için “Korkuyorum Anne”ye dönüşen bu insan sıcağı fışkıran film için daha pek çok isim düşünülebilir aslında. “Bir Biz Var Benden İçeri” ya da “Derin Nefesler Alma Oyunu” ilk aklıma gelenler. Sahip olduğu tüm sıcaklığa ve samimiyete karşın, bir an bile olsun yavşamayan, seyircisini ne denli önemsediğini her planında belli eden, eşine Türk Sinemasında pek rastlanılmayan bir senaryo, kurgu ve oyunculuk dersi, hatta biraz ileri gidersek Türk Sinemasında (maalesef es geçilecek) bir dönüm noktası “Korkuyorum Anne”. Devam »

deneme | 0 Yorum »


Süpermen, Soykırım ve Süper Kahramanlar

Bünyamin Esen | 23 Eylül 2006

Superman

Derler ki tüm diğer süper kahramanlar sahtedir, Süpermen ise gerçek. Niye? Çünkü tüm diğerleri, Spiderman, Batman, Fantom; kahraman olmak için maske giyerler, yani bir başka deyişle başka bir kimliğe bürünürler. Maskesini çıkartırsanız Örümcek Adam artık bir insandır sadece.

Devam »

inceleme | 0 Yorum »


« Öncekiler